Datça mutfağı bal, badem ve balık üzerine kurulu. Yarımadanın kendi otları, zeytinyağı ve endemik bademi sofraya giriyor: sahil kenarında balık, köylerde kahvaltı, merkezde esnaf lokantası. Bu rehber ne yeneceğini, nerede yeneceğini ve sezonun neyi değiştirdiğini anlatıyor.
Ege ile Akdeniz'in buluştuğu sularda lagos, levrek, çipura, orfoz ve sardalya en çok istenen balıklar. Menüde yazan her balık o gün tutulmuş olmayabilir; bugün ne taze geldi diye sormak en doğrusu.
Zeytinyağı ve limonla marine edilip mangalda pişirilen ahtapot yarımadanın imzası sayılır. Sahil boyundaki mekanların neredeyse tamamında bulabilirsiniz.
Tavada kalamar, ızgara sardalya ve karides güveç akşam sofrasında en hızlı tükenen tabaklar arasında. Yanına soğuk bir meze tabağı iyi gidiyor.
Fileto levreğin üzerine kavrulmuş badem serpilerek yapılıyor. Datça'nın endemik Nurlu bademi, balığın yumuşak tadını bozmadan tabağa çıtırlık katıyor.
Köfte harcının içine iri taze badem parçaları giriyor. İlkbahar sonu ve yaz başında, badem henüz tazeyken en iyi haline ulaşıyor.
Badem sütüyle pişirilen muhallebi, üzerine portakal sosu ve badem kırığı ile geliyor. Ağır olmayan, yaz akşamlarına yakışan bir tatlı.
Acıbadem kurabiyesi, bademli lokum, badem ezmesi ve bademli helva merkezdeki dükkanların vitrinlerinde. Hediyelik olarak da en çok tercih edilenler.
Kayakoru gibi yöreye özgü otlar zeytinyağı ve limonla meze olarak sofraya geliyor. Hangi otun geldiği mevsime bağlı, sormakta fayda var.
İnce kabak çiçeklerinin içi pirinçle dolduruluyor. Kısa bir mevsimi var, menüde gördüğünüzde kaçırmayın.
Enginar, taze fasulye, barbunya ve deniz börülcesi yarımadanın kendi zeytinyağıyla pişiriliyor. Sıcak günlerde ana yemek yerine de tercih ediliyor.
Bal, badem ve balık Datça'nın üç B'si olarak anılıyor. Bal kahvaltıda, tatlıda ve hatta ballı bademli kalamar gibi yemeklerde karşınıza çıkabiliyor.
Köy peyniri, ev reçelleri, zeytin ve badem ile kurulan serpme kahvaltı. Köylerdeki bahçeli mekanlar sabahın en sakin saatlerinde tercih ediliyor.
Peynirli, ıspanaklı ya da otlu gözleme köy yollarındaki küçük mekanlarda hala elde açılıyor. Yanında ayran ya da çay klasiği.
Yarı tam buğday yarı beyaz undan yapılan yöresel ekmek. Reşadiye'de fırından yeni çıkmışını yakalamak en iyisi.
Keçi sütüyle yapılan dondurmanın ballı bademli hali yarımadanın en çok aranan tatlısı. Akşam yürüyüşünde merkezde kolayca bulunuyor.
Yöreye özgü gazozun sade ve bademli çeşitleri market raflarında ve mekanların buzdolaplarında bulunuyor. Sıcak öğle saatlerinin kurtarıcısı.
Türk kahvesine badem eklenerek yapılıyor. Merkezdeki kahvecilerde yanında bademli kurabiye ile servis ediliyor.
Yarımadada kendiliğinden yetişen yaban nanesinden demleniyor. Baharatlı bir aroması var, genelde yemek sonrası içiliyor.
Balık sofrasının klasiği rakı; son yıllarda yarımadada üretilen yerel şaraplar da menülerde yer buluyor.
Merkezdeki Kumluk sahili boyunca sıralanan mekanlar deniz kenarında ve gün batımına bakıyor. Balık ve meze ağırlıklı menüler burada yoğunlaşıyor.
Taş evlerin arasındaki avlularda kurulan sofralar akşamları daha sakin ve atmosferik. Merkeze 3 km, yürüyerek gitmek için biraz uzun.
Üç Güzeller'deki plaj işletmeleri yaz boyunca öğle ve akşam servisi yapıyor. Çoğu sezon dışında kapalı kalıyor.
Merkezdeki esnaf lokantalarında ev yemekleri, zeytinyağlılar ve günün sulu yemeği bulunuyor. Öğle arasında en pratik seçenek.
Yüksek sezonda, özellikle sahil kenarındaki mekanlarda akşam için rezervasyon yaptırmak gerekiyor. Aynı gün aramak çoğu zaman geç kalıyor.
Balık mevsime göre değişiyor ama menü aynı kalabiliyor. O gün ne geldiğini sormak hem daha lezzetli hem de genelde daha uygun bir tabak getiriyor.
Koylardaki mekanların çoğu Haziran-Eylül arasında açık. Kasım-Mart döneminde merkez ve Eski Datça açık kalan yerlerin çoğunu barındırıyor.
Köylerdeki ve koylardaki küçük işletmelerin bir kısmı sadece nakit çalışabiliyor. Merkezden çıkmadan önce yanınıza bir miktar nakit almak işinizi kolaylaştırır.