Datça yarımadası boyunca 27 plaj ve koy var; hepsi birbirinden farklı. Hangisi çocuklu aileye, hangisi rüzgâr sörfüne, hangisi berrak suya uygun — hepsi mesafeleri ve harita bağlantılarıyla tek sayfada.

Datça merkezinin ana kumsalı. Kafeler, restoranlar ve marina hemen arkanızda; denize girip çıkıp kahvenizi içebilirsiniz. Kum sığ ve yumuşak, çocuklu aileler için rahat. Yazın en kalabalık yer burası, sabah erken saatler daha keyifli.
Yat Limanı'nın yanında, Kent Park'a bakan taşlık bir kıyı. Yanı başındaki Sodalı Göl ile birlikte merkezde sakin bir alternatif sunuyor. Deniz ayakkabısı işinizi çok kolaylaştırır.
Merkeze yürüme mesafesinde, 2026 Mavi Bayrak ödüllü sahil. Kuzey rüzgârı sebebiyle suyu diğerlerinden serin, bu yüzden sıcak günlerde tercih ediliyor; rüzgâr sörfü yapanların da uğrak yeri.
Meteoroloji istasyonunun altında kalan, merdivenle inilen küçük koy. Merkeze bu kadar yakın olmasına rağmen çoğu ziyaretçinin haberi olmuyor; bu yüzden sakin.
İskele mevkiinde, merkeze yürüyerek gidilebilecek kadar yakın kayalık bir giriş. Kalabalıktan kaçıp kısa bir serinleme molası vermek için ideal.

Merkeze en yakın kaçamak, "denize açılan kapı" diye anılıyor. Okaliptüs ağaçlarının gölgelediği, korunaklı ve tertemiz bir koy. Arabayla birkaç dakika, yürüyerek de ulaşılabiliyor.
Kargı'ya varmadan önceki çakıllı koy. Sahilinde beach bar var, bu yüzden gün boyu kalmak isteyenler için pratik bir seçenek.

Datça denilince ilk akla gelen yer ve güneyin en canlı koyu. Çakıl taşlı sahili sayesinde suyu inanılmaz berrak; buna karşılık deniz hızlı derinleşiyor. Sahil boyunca balık restoranları ve pansiyonlar sıralanıyor.
Kum ve çakılın karıştığı, restoranlarıyla ünlü sakin bir koy. Gün boyu denize girip akşam yemeğini sahildeki mekânlardan birinde yemek isteyenler için ideal. Burada da deniz çabuk derinleşiyor.
Üç Güzeller'in en korunaklısı; sığ yapısıyla çocuklu ailelerin favorisi. Rüzgâra kapalı olduğu için deniz genelde ayna gibi ve gün batımı burada özellikle güzel.
Üç Güzeller'in en izole olanı. Son bölümü patika bir yol olduğu için kalabalık hiç ulaşmıyor; kum ve çakılın karıştığı korunaklı sahili tamamen kendinize kalabiliyor.
Palamutbükü tarafındaki, suyunun berraklığı yüzünden "Akvaryum" diye anılan koy. Tekne turlarının yüzme molası verdiği noktalardan biri.
Badem ağaçlarının arasından inilen, Knidos'a yakın sakin bir sahil. Antik kenti gezdikten sonra serinlemek için en pratik durak.
Mersincik ile Knidos arasında kalan, denize 2500 yıllık antik taş basamaklarla inilen olağanüstü bir koy. Sadece yürüyerek ya da tekneyle ulaşılıyor; Datça'nın en özel yerlerinden biri.
Cumalı köyünden ayrılan toprak yolun sonundaki çok sakin koy. Yolu zorlu olduğu için nadiren kalabalıklaşıyor; yüksek şasili araç işinizi kolaylaştırır.
Yarımadanın az bilinen koylarından. İşletme yok denecek kadar az, bu yüzden yiyecek içeceğinizi yanınızda götürmeniz gerekiyor.
Karadan ulaşımı çok zor, esas olarak tekneyle gidilen ünlü koy. Kıyısında bungalov konaklaması var ve mavi tur teknelerinin klasik duraklarından biri.
Emecik köyüne bağlı, geniş kumsalı ve uzun süre sığ kalan deniziyle çocuklu aileler ve acemi yüzücüler için en rahat plajlardan biri. Suyu güneşle birlikte çabuk ısınıyor.
Karaincir'in hemen yanındaki, adını yakınındaki köşkten alan az bilinen plaj. Suyu akvaryum gibi berrak; kalabalıktan uzak durmak isteyenler için Karaincir'e iyi bir alternatif.
Bozburun yolu üzerindeki Aktur bölgesinde, 2026 Mavi Bayrak ödüllü kamp alanı sahili. Bakımlı, sakin ve gün boyu kalmaya elverişli.
Aktur tatil sitesinin 2026 Mavi Bayrak ödüllü kumsalı. Özel tesis sahili olsa da Kıyı Kanunu gereği kıyıya erişim herkese açık.
Kızlan mevkiindeki tesisin 2026 Mavi Bayrak ödüllü sahili. Düzenli, temiz ve rüzgârdan büyük ölçüde korunaklı.
Kızlan yönündeki site sahili. Merkeze yakınlığı ve sakinliğiyle, kalabalık plajlara girmek istemeyenler için pratik bir seçenek.
Kızlan yakınındaki kum tepeleri bölgesi. Tabiat parkı statüsünde olduğu için doğal yapısı bozulmamış; sürekli esen rüzgârı sayesinde sörfçülerin uğrak yeri.
Yarımadanın Ege / Gökova tarafındaki doğal liman. Mavi tur teknelerinin barındığı, kışın bile korunaklı kalan geniş bir koy.
Rüzgâr türbinlerinin arkasında kalan taşlık koy. Yol bozuk olduğu için nadiren kalabalık; rüzgâr sevenlerin ve fotoğrafçıların tercihi.
Hiç işletme olmayan, turkuaz suyuyla en fotojenik koylardan biri. Gölge ve büfe yok; şemsiyenizi, suyunuzu ve atıklarınızı yanınızda götürmeniz gerekiyor.
Kıyı Kanunu'na göre Türkiye'de tüm sahiller kamu malıdır. Özel tesisler yalnızca şezlong, şemsiye gibi hizmetler için ücret alabilir; kıyıya erişimi engelleyemez.
Güney bükleri (Palamutbükü, Ovabükü, Hayıtbükü) merkeze yaklaşık 17–25 km uzaklıkta ve aralarındaki yol dolambaçlı. Bir günde hepsini gezmeye çalışmak yerine bir tanesinde uzun kalmak daha keyifli.
Çakıllı koylarda deniz ayakkabısı işinizi çok kolaylaştırır. Palamutbükü, Taşlık ve Kızlan Gereme bu grupta.
Temmuz–Ağustos'ta merkez plajları öğleden sonra doluyor. Sabah erken gitmek ya da güneydeki büklere yönelmek en rahat çözüm.
Murdala, Gıynap ve Kurubük gibi koylarda market, büfe ve gölge yok. Su, şapka ve güneş kremini mutlaka yanınıza alın, çöpünüzü de geri getirin.
Merdivenli Koy ve Domuz Çukuru'na karadan ulaşmak zor; bu koylar için tekne turu en pratik yol.